Taşınmaz Değerleme Raporunda Değer Neye Göre Belirlenir?

Bir gayrimenkulün değerini öğrenmek isteyen kişinin aklına çoğu zaman ilk olarak bölgedeki metrekare fiyatları gelir. Yakındaki ilanlara bakılır, benzer büyüklükteki taşınmazlarla karşılaştırma yapılır ve yaklaşık bir rakama ulaşılmaya çalışılır. Ancak profesyonel değerleme bundan daha geniş bir inceleme gerektirir.

Taşınmaz Değerleme Raporu

Aynı sokakta bulunan iki daire, yan yana iki arsa veya aynı sanayi bölgesindeki iki fabrika birbirine yakın büyüklükte olsa bile aynı değerde olmayabilir. Konum, kullanım özellikleri, hukuki durum, fiziksel nitelikler ve piyasadaki talep taşınmazın değerini değiştirebilir.

Bu farklılıkların sistematik biçimde incelenmesi ve ulaşılan değerin dayanaklarıyla birlikte ortaya konulması gerektiğinde taşınmaz değerleme raporu hazırlanır. Raporda yalnızca bir değer sonucu verilmesi değil, bu sonuca hangi piyasa verileri ve taşınmaz özellikleri dikkate alınarak ulaşıldığının açıklanması beklenir.

Taşınmazın Değeri Sadece Metrekareye Göre Belirlenmez

Gayrimenkul değerlemesinde sık yapılan hatalardan biri, çevredeki ortalama metrekare fiyatını taşınmazın alanıyla çarparak doğrudan piyasa değerine ulaşmaya çalışmaktır.

Örneğin aynı mahallede iki adet 120 m² daire bulunduğunu düşünelim.

Birinci daire yüksek katta, açık cepheli, iyi durumda ve otoparklı bir sitede olabilir. İkinci daire ise giriş katta, daha eski bir yapıda ve daha zayıf bir konumda bulunabilir.

Her ikisinin de 120 m² olması değerlerinin eşit olmasını gerektirmez.

Benzer durum arsalar için de geçerlidir. Aynı bölgede ve aynı büyüklükteki iki parselin imar hakkı, geometrisi, yola cephesi veya yapılaşma olanakları farklı olabilir.

Bu nedenle metrekare değeri, taşınmazı anlamak için kullanılabilecek verilerden biridir; tek başına değerleme sonucu değildir.

Değerleme Tarihi Neden Önemlidir?

Bir gayrimenkulün değeri zamandan bağımsız düşünülemez. Değerleme çalışmasında ulaşılan sonuç belirli bir tarihteki piyasa koşullarını esas alır.

Bölgede yeni ulaşım yatırımları yapılabilir, arz-talep dengesi değişebilir, finansman koşulları farklılaşabilir veya benzer taşınmazların fiyatlarında hareket yaşanabilir.

Bu nedenle geçmişte hazırlanmış bir rapordaki rakamın taşınmazın bugünkü piyasa değerini aynen göstermesi beklenmemelidir.

Değer incelenirken rakamın hangi tarih itibarıyla belirlendiğine de bakılması gerekir.

Konum Değere Nasıl Yansır?

“Konum önemlidir” ifadesi tek başına yeterli değildir. Değerleme açısından asıl mesele konumun taşınmaza hangi ekonomik avantajları veya dezavantajları sağladığıdır.

Konutlarda ulaşım olanakları, çevredeki sosyal donatılar, okul ve sağlık tesislerine erişim, bölgenin yapılaşma karakteri ve konut talebi etkili olabilir.

Ticari taşınmazlarda görünürlük, yaya hareketliliği, ana ulaşım akslarına yakınlık ve ticari yoğunluk daha belirleyici hale gelebilir.

Fabrika ve depolarda otoyol bağlantısı, ağır vasıta erişimi, liman veya lojistik merkezlere yakınlık öne çıkabilir.

Arsalarda ise konumun yanında imar ve yapılaşma olanakları çok daha belirgin bir değer unsuru haline gelebilir.

Dolayısıyla “iyi konum” kavramının ekonomik karşılığı taşınmaz türüne göre değişir.

Kullanılan Emsaller Gerçekten Benzer mi?

Değerleme sonucunu etkileyen önemli unsurlardan biri karşılaştırmada kullanılan taşınmazlardır.

Bir dairenin değerini belirlemek için başka bir ilçedeki daireyi, küçük bir dükkân için büyük bir mağazayı veya sanayi arsası için konut arsasını doğrudan karşılaştırmak sağlıklı değildir.

Emsal olarak değerlendirilen taşınmazların konum, kullanım türü, büyüklük, fiziksel özellikler ve piyasa segmenti açısından makul ölçüde karşılaştırılabilir olması gerekir.

Emsallerin tamamen aynı olması beklenmez. Gayrimenkulde birbirinin birebir kopyası taşınmaz bulmak çoğu zaman mümkün değildir.

Önemli olan farklılıkların belirlenmesi ve bunların değer üzerindeki etkisinin analiz edilmesidir.

İlan Fiyatı Piyasa Değeri Anlamına Gelmez

İnternet ilanları piyasanın izlenmesinde yararlı veri kaynaklarından biridir. Ancak bir taşınmazın 10 milyon TL bedelle ilana verilmiş olması, piyasa değerinin kesin olarak 10 milyon TL olduğunu göstermez.

İlan fiyatı satıcının talep ettiği rakamdır. Gerçekleşmiş işlem fiyatı ise alıcı ile satıcının belirli koşullar altında üzerinde anlaştığı bedeldir.

İlanlarda pazarlık payı bulunabilir. Bazı ilanlar uzun süre güncellenmeden yayında kalabilir veya piyasanın üzerinde fiyatlandırılmış olabilir.

Bu nedenle ilanlar doğrudan sonuç olarak değil, değerlendirilmesi gereken piyasa verileri olarak ele alınmalıdır.

Tapu Bilgileri Değer Üzerinde Etkili Olabilir

Taşınmazın fiilen nasıl kullanıldığı kadar resmi kayıtlardaki niteliği de önem taşıyabilir.

Konut, dükkân, ofis, arsa veya farklı nitelikteki gayrimenkullerin piyasa dinamikleri birbirinden farklıdır.

Değerleme çalışmasının kapsamına göre taşınmaz üzerindeki belirli hakların veya kısıtlamaların değer ve pazarlanabilirlik üzerindeki olası etkileri de incelenebilir.

Bu nedenle yalnızca taşınmazın fiziksel özelliklerine bakılması her durumda yeterli olmayabilir.

İmar Durumu Özellikle Arsalarda Neden Önemlidir?

Aynı mahallede, hatta aynı cadde üzerinde bulunan iki parselin ekonomik potansiyeli birbirinden farklı olabilir.

Parselin kullanım fonksiyonu, yapılaşma koşulları, geometrisi, yola cephesi ve ilgili plan kararları arsa değerini etkileyebilir.

Burada dikkat edilmesi gereken nokta, gelecekteki geliştirme potansiyeli ile bugünkü piyasa değerinin birbirine karıştırılmamasıdır.

Bir parsel üzerinde belirli bir proje geliştirilebilmesi değer üzerinde etkili olabilir. Ancak varsayımsal bir projenin gelecekte oluşturabileceği ekonomik büyüklük doğrudan bugünkü arsa değeri olarak kabul edilemez.

Binanın Yaşı Her Zaman Değeri Düşürür mü?

Hayır.

Bina yaşı değerlendirmede kullanılan verilerden biridir fakat tek başına değer belirlemez.

Eski bir yapı güçlü bir lokasyonda bulunabilir, iyi korunmuş olabilir veya kapsamlı biçimde yenilenmiş olabilir. Buna karşılık yeni bir yapı daha düşük talep gören bir bölgede bulunabilir.

Yapının yaşı; fiziksel durumu, bakım seviyesi, fonksiyonelliği ve konumuyla birlikte ele alınmalıdır.

Bu nedenle “yeni bina değerlidir, eski bina değersizdir” şeklinde genel bir değerleme kuralı kurulamaz.

Kiraya Verilen Gayrimenkullerde Gelir Neden Önemlidir?

Gelir üreten gayrimenkullerde kira ve gelir potansiyeli değer analizinin önemli parçalarından biri haline gelebilir.

Dükkân, ofis, depo, fabrika veya yatırım amacıyla kullanılan bazı taşınmazlarda mevcut kira seviyesi ile piyasa kira koşulları birlikte değerlendirilebilir.

Ancak aylık kirayı sabit bir katsayıyla çarparak bütün taşınmazlar için geçerli bir piyasa değerine ulaşmak mümkün değildir.

Kira sözleşmesinin koşulları, piyasa kira seviyesi, giderler, boşluk riski ve taşınmazın sürdürülebilir gelir üretme kapasitesi dikkate alınabilecek unsurlar arasındadır.

Maliyet ile Piyasa Değeri Aynı Şey Değildir

Bir yapının bugün ne kadara inşa edilebileceğini bilmek, o gayrimenkulün piyasa değerini doğrudan göstermez.

Çünkü alıcı yalnızca yapıyı satın almaz. Arsanın konumu, kullanım olanakları, çevredeki talep ve taşınmazın ekonomik özellikleri de fiyatın oluşumuna katılır.

Özellikle fabrika, depo ve özel nitelikli yapılarda yapı maliyeti önemli bir veri olabilir. Buna rağmen maliyet ile piyasa değeri arasında otomatik bir eşitlik kurulamaz.

Bazı taşınmazlarda toplam değerin önemli bölümü yapıdan değil arsadan kaynaklanabilir.

Değerleme Sonucu Satış Fiyatı mıdır?

Değerleme sonucunda ulaşılan piyasa değeri ile taşınmazın fiilen satılacağı fiyat aynı olmak zorunda değildir.

Satış aciliyeti, ödeme şekli, tarafların pazarlık gücü ve finansman koşulları işlem fiyatını değiştirebilir.

Kısa sürede satış yapmak isteyen bir malik piyasa koşullarından farklı bir bedeli kabul edebilir. Satış konusunda acelesi olmayan başka bir malik ise daha yüksek fiyat talep ederek uzun süre alıcı bekleyebilir.

Değerleme çalışmasının amacı belirli bir pazarlığın sonucunu tahmin etmekten ziyade taşınmazın belirlenen tarihteki ekonomik özelliklerini ve piyasa koşullarını dikkate alarak değer görüşü oluşturmaktır.

Aynı Taşınmaz İçin İki Farklı Değer Çıkabilir mi?

Gayrimenkul değerlemesi, tek bir matematiksel formüle rakamların girilmesiyle değişmez sonuç veren bir işlem değildir.

Kullanılan piyasa verileri, emsal seçimi, değerleme tarihi ve yapılan analizler sonucu etkileyebilir.

Ancak bu durum değerin tamamen kişisel kanaate göre belirlendiği anlamına gelmez.

Değer görüşünün piyasa verileriyle desteklenebilmesi ve kullanılan yaklaşımın açıklanabilmesi gerekir.

İki farklı çalışma arasında ciddi değer farkı bulunuyorsa yalnızca sonuç rakamlarını karşılaştırmak yerine kullanılan emsallerin, değerleme tarihlerinin ve varsayımların neden farklılaştığına bakılması daha anlamlıdır.

Farklı Taşınmazlar Aynı Kriterlerle Değerlenmez

Değerlemeyi etkileyen kriterler gayrimenkulün türüne göre değişir.

Konutlarda kat, cephe, manzara, kullanım alanı ve bina özellikleri öne çıkabilir.

Arsalarda imar koşulları, parsel geometrisi, cephe ve yapılaşma olanakları daha belirleyici hale gelebilir.

Fabrikalarda arsa, üretim alanları, depolama kapasitesi, yapı özellikleri ve lojistik konum birlikte ele alınabilir.

Kentsel dönüşüm çalışmalarında ise bağımsız bölümlerin mevcut özellikleri, arsa payları ve proje koşulları farklı bir değerlendirme gerektirebilir.

Bu nedenle bütün gayrimenkullere aynı kontrol listesini uygulayarak sağlıklı bir değer sonucuna ulaşmak mümkün değildir.

Bir Değerleme Sonucunu Anlamanın En Sağlıklı Yolu

Bir gayrimenkul için belirlenen rakamın anlamlı olabilmesi için bu rakamın hangi verilere dayandığının anlaşılması gerekir.

Kullanılan emsaller, taşınmazın fiziksel ve hukuki özellikleri, konumu, değerleme tarihi ve piyasa koşulları birbirleriyle ilişkilendirilebilmelidir.

Böylece değerleme yalnızca “bu taşınmaz kaç para?” sorusuna cevap veren bir hesap olmaktan çıkar.

Daha önemli olan soruya cevap verir:

Bu taşınmaz neden bu değerdedir?

https://www.ekspertizrapor.org

Yorum yapın